Almanya’da Yükseköğrenim – Neden ve Nasıl?

Bu varsayımın makul nedenleri vardı: Kanada üniversiteleri kalite açısından ABD’nin iyi üniversiteleriyle karşılaştırılabilir düzeydeyken ücretleri daha düşük, Kanada’da eğitim alanların Kanada’da oturma ve çalışma izni alması nispeten kolay, Kanada yaşam kalitesi açısından dünyada en önde gelen ülkelerden. Fakat zaman içinde öğrenci ve velilerin çoğunluğunun tercihinin Avrupa ve özellikle Almanya olduğunu gördük.
Yükseköğrenim için Almanya neden popüler?
Almanya’daki üniversiteler dünyanın en iyilerinden olmasalar da, birçok Alman üniversitesi dünya sıralamalarında epey yukarılarda. Örneğin 2026 THE sıralamasında ilk 25’te Alman üniversitesi bulunmazken, ilk 200’de tam 18 Alman üniversitesi var. Bunun nedenleri zengin bir ülke olan Almanya’nın yükseköğretim sisteminin neredeyse tümüyle devlet tarafından finanse ediliyor olması ve Almanya’nın eğitime verdiği önem. Bu sistemde dünyada en iyilerden olmak için gereken milyarlarca dolarlık bütçeler pek bulunmamakla birlikte çok sayıda iyi devlet okulu var.
300 civarındaki Alman üniversitelerinin en iyilerinden iki örnek verelim. 1472’de kurulan Münih LMU’nun 20 fakültesinde %22’si yabancı olmak üzere 52.000’in üzerinde öğrenci var. Tarihte toplam 50 Nobel ödülü bulunan üniversitede 7.000 akademisyen var ve yıllık bütçesi 1 Milyar Euroya yakın. 1868’de kurulmuş olan bilim ve teknoloji odaklı TUM’un (Münih Teknik) 3 kampüsündeki 15 bölümünde ise 9.000 akademisyen ve 52.000 öğrenci bulunuyor. Yıllık bütçesi 2,2 Milyar Euro olan TUM’un benim için iki ilginç özelliği, öğrencilerin %45’inin yabancı olması ve üniversitenin kendini “Girişimci Üniversite” olarak tanımlıyor olması.
Kalite/ücret oranında en iyi üniversiteler tartışmasız Almanya’da, çünkü dönemde alınan 100-400 Euro arasındaki harcı saymazsak (birkaç istisna dışında) devlet üniversiteleri Almanya’nın 16 eyaletinin 15’inde (yabancılara da) ücretsiz! Alman üniversitelerinin yabancılar için artan popülerliğinin diğer nedenleri:
- Almanya zengin bir tarihe ve hareketli bir kültürel yaşama sahip
- Avrupa’nın ortasında ve diğer ülkelere ulaşımı (öğrenci vizesi ile) çok kolay
- Anglo-Sakson ülkeler ve Kuzey Avrupa ile kıyaslandığında yaşam maliyeti makul seviyede (özellikle Leipzig, Dresden ve Jena gibi eski Doğu Almanya şehirlerinde)
- Üniversiteler geniş bir program çeşitliliğine sahip ve mezunlara tüm dünyada iş olanakları var
- Birçok program Almanca olmakla birlikte yabancı öğrenciler için İngilizce programların sayısı artmakta
- Akademik ve mesleki gelişime eşit değer veren Alman üniversite sistemi, çok sayıda uzmanlık tercihi ile öğrencilerin eğitimlerini bireyselleştirmelerine izin veriyor
- Gelişimini endüstri ve teknolojiye borçlu olan Almanya’da özellikle mühendislik ve bilişim teknolojileri eğitimi ileri düzeyde
- Alman üniversitelerinin diplomalarına tüm dünyada değer veriliyor
- Almanya’da yabancı öğrencilerin haftada 20 saate kadar çalışmalarına izin veriliyor ve böylece yabancılar hem yaşam maliyetlerine katkıda bulunabiliyor hem de değerli deneyimler elde ediyorlar
- Almanya’da üniversiteyi bitiren öğrencilerin çoğu Almanya’da uzunca bir süre çalışma fırsatı buluyor
Bu nedenlerden dolayı Almanya yabancı öğrenciler için en çekici Avrupa ülkesi olarak nitelendiriliyor ve Almanya’da 18.000’i Türkiye’den olmak üzere 500.000’e yakın yabancı üniversite öğrencisi bulunuyor (Study in Germany).
Almanya’nın yabancı öğrenci cennetine dönüşmesinin çok önemli bir yerel nedeni var: demografik değişim nedeniyle Alman üniversiteleri boşalmaya başladı! Yabancı öğrenciler sayesinde Almanya hem bu yıllarda üniversite sistemini dengede tutmaya hem de gelecek yıllarda ülkenin Avrupa’nın ekonomik liderliğini elinde tutmasına destek olacak yetenekleri ülkesine kazandırmaya çalışıyor. Bir meclis kararı ile Almanya eğitimli göçmen sayısını artırma yoluna girdi. Özetle, Almanya’da üniversite eğitimi çekiciliğinin yanında aday öğrencilere gelecekte Almanya’da uzunca bir süre çalışma ve yaşama fırsatı da verebilir.
Alman üniversite sistemi
Modern üniversitenin, ya da araştırma üniversitesinin doğduğu yer olan Almanya’da yükseköğretim sistemi uzun yıllar sadece devlet üniversiteleri ile sınırlı kaldı. Almanya’ya vakıf üniversiteleri aşağı yukarı Türkiye ile aynı zamanda geldiler ve sayıları aynı hızla arttı. İlk Alman vakıf üniversitesi 1980’de kurulan Witten/Herdecke oldu. Şu anda Almanya’da 300 civarında devlet üniversitesinin yanında (çoğu vakıf olan) 100 civarında da özel üniversite vardır. Toplam öğrenci sayısının sadece %5’ine sahip olan özel üniversitelerde ücretler 5.000 ile 20.000 Euro arasında değişir. Özel okullarda eğitim genellikle İngilizcedir. Özel okulların çoğu devlet tarafından akredite edilmiş olduğundan belirli bir kalite güvencesine sahiptir. Kontenjan kısıtı olmadığından özel okullara girmek biraz daha kolay ve bu okulların mezuniyet oranları biraz daha yüksektir. Benim tahminim Almanya’daki özel okul sektörünün (yabancı öğrenci talebi nedeniyle) büyümeye devam edeceği yönünde.
Devlet-özel ayrımının yanında, Alman üniversite sistemindeki diğer önemli ayrım üniversite-yüksekokul ayrımı. Üniversiteler daha teorik veya akademik bir eğitim veriyorlar. Yüksek lisans veya doktora yapmak isteyenlere bu okullar öneriliyor. Tipik üniversite diplomaları insani, sosyal ve beşeri bilimler, bilim, mühendislik, hukuk, eğitim ve sanat fakülteleri tarafından veriliyor. Almancada üniversite olmayan yükseköğretim kurumlarına “Fachhochschule” deniliyor ve bu terim İngilizceye genellikle “University of Applied Sciences” (Uygulamalı Bilimler Üniversitesi) olarak çevriliyor. Türk eğitim sisteminde bu okullara en yakın isim “Yüksekokul” olabilir, fakat bu okullar Türk yüksekokullarından farklı. Programların çoğu üniversitelerdeki programlara benziyor, fakat eğitim uygulamaya dönük (örneğin bir dönem staj zorunlu) ve hedef mezun olup çalışmaya başlamak isteyen aday öğrenciler. Bu okullarda mühendislik, bilişim teknolojileri, tasarım ve işletme eğitimi almak mümkün. Bu okulların mezunları isterlerse Almanya’da üniversitelerin yüksek lisans programlarına da başvurabiliyorlar. Kanımca bu okullar Almanya’da yükseköğrenim almak isteyen Türk öğrenciler için ilginç bir alternatif.
Almanya’daki üniversite sistemini şöyle özetleyebilirim: Yükeköğretim kurumlarının 121’i üniversite, 220’si yüksekokul, 58’i ise sanat koleji. Toplam 399 yükseköğretim kurumu arasında 19 özel üniversite ve 93 özel yüksekokul bulunuyor. En prestijli kurumlar genellikle devlet üniversiteleri olmakla birlikte, Almanya’da yükseköğrenim almak isteyen bir Türk öğrenci adayı tüm Alman yükseköğretim kurumlarını değerlendirmeye almalı.

Türk öğrenciler nasıl Almanya’da yükseköğrenim alabilirler?
Türkiye’de liseyi bitiren öğrenciler Alman üniversitelerine birkaç farklı yolla erişebilirler.
1. YKS + DSD II: Bu yol Almanya’da yükseköğrenime ulaşmanın en ekonomik yolu. YKS ile bir bölüme yerleşen öğrenci, belirli bir seviyede Almanca yeterliliğini kanıtlayabilirse (genellikle B2 veya C1), aynı bölümü Almanya’da okuyabilir. Öğrencinin hangi Alman üniversitesinden kabul alabileceği kısmen YKS’den almış olduğu puana bağlı. Almanca yeterliliğinin değerlendirilmesinde üniversiteler farklı kurallar uygulayabildiğinden tüm üniversiteler için geçerli tek bir yol önermek mümkün değil. En çok kabul gören dil sınavları DSD II (Deutsches Sprachdiplom Stufe 2) ve TestDaF (Test Deutsch als Fremdsprache). Bazı üniversiteler ayrıca öğrencinin akademik yeterliliğini değerlendirmek amacıyla TestAS (Test für Ausländische Studierende) sonucunu isteyebilir.
Almanca dil bilgisini kanıtlamanın yanında bu ekonomik yolun 3 dezavantajı daha bulunuyor: 1) öğrenci YKS travmasını yaşamak (ve hedeflediği bölümü kazanmak) zorunda,
2) Almanya’da sadece YKS’de yerleştiği bölümü okuyabiliyor,
3) Birçok Alman üniversitesinde kış dönemi başvuruları 15 Temmuz’da sona erdiğinden (ve YKS sonuçları Ağustos ortasında açıklandığından), öğrenci üniversiteye ancak bir sene sonra gidebiliyor.
2. Abitur: Alman lise sisteminde lise son sınıfta yapılan beş ayrı merkezi sınav sonrasında ulaşılabilen en yüksek lise diplomasıdır. Abitur diploması almak pek kolay değildir; Almanya’daki lise mezunlarının ancak yarısı Abitur diplomasi ile (diğer yarısı ise standart lise diploması ile) mezun olurlar. Türkiye’de Abitur alabilmek için bazıları yazılı bazıları sözlü olmak üzere Almanca, İngilizce, Matematik, Biyoloji, Kimya ve Fizik sınavlarına girmek gerekli. Abitur sınavlarına herkes başvurabilir ama Abitur seviyesinde eğitim verebilen öğretmenler ile eğitim almamış öğrencilerin bu sınavda pek şansı olmaz. Türkiye’de Abitur’a hazırlayan iki lise bulunmakta: İstanbul Erkek Lisesi ve Özel Alman Lisesi.
3. IB veya GIB: Alman üniversiteleri, üniversiteye hazır olma kanıtı olarak “International Baccalaureate” diplomasını ve bunun Almancaya uyarlanmış versiyonu olan GIB’yi de kabul ediyorlar. Bir eğitim vakfı tarafından merkezi olarak hazırlanan IB programının misyonu, değişen dünyanın gerektirdiği entelektüel, bireysel, duygusal ve sosyal becerileri geliştiren bir eğitim programı ile daha iyi bir dünya oluşturmak. IB’nin dünyadaki en iyi lise sistemlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Bu yolun iki dezavantajı var: 1) Öğrencilerin küçük bir kısmı IB programında başarılı olabiliyorlar, 2) IB eğitimi veren okulların ücretleri epey yüksek—örneğin GIB diploması veren İELEV’in yıllık ücreti 1,5 Milyon TL’nin üzerinde.
4. Alman üniversiteleri, dünyanın birçok ülkesinin lise diplomasını kabul ediyorlar ve Ontario Secondary School Diploma da bunlardan biri. Ontario International High School’un akşam saatlerinde verdiği uzaktan eğitim dersleri ile Türk öğrenciler bu diplomaya ulaşabilirler. Bazı üniversiteler 9-10-11. sınıf derslerinin Türkiye’den alındığı ve lisemizden sadece 8 adet ders ile alınmış diplomayı kabul ediyorlar, fakat uni-assist merkezi sistemi ile çalışan üniversiteler 11 ve 12. sınıf derslerinin (toplam 14 ders) Ontario’dan alınmasını şart koşuyor. Bu 14 ders genellikle 2-2,5 yılda tamamlanabiliyor. Bu derslerin arasında ikinci yabancı dil alanında iki ders (Almanca öneriyoruz), iki Matematik ve bir Fen dersi olması gerekli. (Kesin kabul ve ders koşulları üniversiteye ve programa göre değişebildiğinden öğrencilerin başvuracakları kurumun güncel koşullarını ayrıca kontrol etmeleri gerek.) Lisemizin birçok mezunu Alman üniversitelerinde okuyorlar. Yukarıda YKS + DSD II alternatifi altında sözünü ettiğim 3 dezavantaj bu alternatif için geçerli olmadığından, kanımca Almanya’da üniversite okumanın en kolay ve en ekonomik yollarından biri bu.
Daha fazla bilgiye nasıl ulaşabilirim?
İngilizce kaynaklar için özellikle önerdiğim siteler ise şunlar:
| Studying in Germany | StudyPortals |
| Research in Germany | InterNations |
| German Way | DAAD |
| Deutschland.de | IB |
| BridgeU | IB for Germany |
| Study.eu | Deutschstudent |
Görüşme Planla!
Almayan'da yükseköğrenim hakkında detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.